fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2009 Cuma



Dün gece Steau Bükreş - Fenerbahçe maçını 1 gün önceden taktiksel olarak TNT kanalının test yayınına başlayacağını duyuran Digiturk'den izledik daha doğrusu izlemeye çalıştık. Cine 5 le başlayan ardından Teleon, Digiturk le devam edip en son dijital platforma 2010 Türkiye Super Ligi naklen yayınları amacıyla kurulan Dsmart sayesinde zaten evlerimiz receiver çöplüğüne dönüşmüş durumda. Maçın yayınını sırasında izleyicinin maç zevkine turp suyu sıkan ve izleme hakkını linç eden, maçı bırakıp sözcülüğe soyunan kendini bilmez Emre Tilev'e, ekranı kocaman iğrenç Dsmart logosunu yerleştirme emri veren Aydın Doğan'ın tetikçisi yöneticisine, Wolfsburg - Beşiktaş maçında başka dijital platformlardan yayınlanmayacak açıklamalarıyla yalan söyleyen Ertem Şener'e sevgi saygı ve tüm hörmetlerimi gönderiyorum. Allahtan kazandı Fenerbahçe de buradaki nezaketimi koruyabildim. Maçtaki mücadeleden çok sizi izledik. Zaten alacağım yoktu dünyada tek maçları yayınlayan Aydın Doğan' ın Dsmartı olsa bu saatten sonra bedava verseniz de almam. Size yapılan yüksek vergi ıvır zıvır az bile...

26 Eylül 2009 Cumartesi

Antalyaspor 1 - Fenerbahçe 2


Dünyaya Fenerbahçeli olarak geldik seviyoruz iyi günde kötü günde destekliyoruz tamam da takımın kazanması bile işkenceyle. Rıdvan Dilmen'in söylediği gibi 3 dakikalık maç görüntüsünü izleyen birisi süper maç olmuş fikrine kapılabilir ama maçı izlemek zulüm gibi. Yine mücadele etmiyor takım yine umursamaz ve temposuz futbol oynuyoruz ama Aziz Yıldırım öyle ileri görüşlü bi adammış ki Alex De Sousa gibi bir çilingiri almış bu takıma. O olmasa pozisyona da giremeyeceğiz.

Velhasıl kelam Antalyasporun yediği 2. golü halısahada ne atıyoruz ne yiyoruz. Ne kadar kötü oynasa da Fenerbahçe dalgaya dalgınlığa gaza gelmeye gelir mi? 7 de 7 yapmak çok kötü oynarken bile tartışmasız güzel. Elbette ileri ki haftalarda tempo da kazanacaktır oyun. En önemlisi de kazanmaya alışmak, geçen yıl kaybolan özgüvenin geri gelmesi.

Daniel Guiza'ya sezon başında gelen teklifleri geri çeviren Aziz Yıldırım sanıyorum çok pişmandır. Forvet olarak son vuruş kabiliyetiyle alınan arkadaş ilk günlerinde de gol atamıyordu ancak pres yapıyordu rakibi bozuyordu şimdi o meziyetleri de kalmadı. Artık gücü de yok morali de yok güveni de yok ama unutulmasın taraftarın da sabrı yok.Kaçırdığı 2 karşı karşıya pozisyon var ki yaptığı vuruş 90'lı yıllarda kaleciye geri pasın serbest olduğu dönemdeki geri pastan farksız.Bu golleri atamayacaksa ne anlamı vardı en azından karizması olan Mateja Kezman'ı göndermenin?

Cristoph Daum'un sürekli aynı kadroyla oynaması yedekleri de kötü etkiliyori. En basit örnek Uğur Boral, oyuna girdiğinden maçın bitimine kadar hiç mi olumlu birşey yapmaz futbolcu.Zaman zaman oynatsa Andre Santos'un sakatlık var ceza durumu var Uğur da kendini hazırlasa bu arada. Beklerken kulübede Semih'den de hiç ders almıyorlar, form durumlarını en azından sabit tutabilirler, kendilerini hazır tutmayı bırak geriye doğru da gidiyor yazık.

Son söz eyvallah kazanıyorsunuz 7 maçta 7 galibiyet inanılmaz güzel ama birazcık formanın hakkını verin o da bize yeter...

23 Eylül 2009 Çarşamba

Uçan Balonlar



Andre Dos Santos, Brezilya’nın Konfederasyon Kupası’ndaki kadrosunda da yer almıştı. Maçları izlerken neredeyse tüm takım oyuncularının hangi takımda oynadıklarını bildiğimiz milli takımda bize yabancıydı Dos Santos. Ardından Milan, Roma, Barcelona ve Real Madrid gibi Avrupa’nın devlerinin de transfer listesinde yer aldığı haberleri Fenerbahçe'ye transferinden sonra gündeme düştü. Daha ilk hazırlık maçında attığı mükemmel gol, sonrasında Sivasspor maçında son dakikalardaki depar üzerine son vuruşu, Sevilla ve CSKA Moskova maçları dışında akıllarda kalan tek 90 dakikası olmayan Uğur Boral'dan sonra ilaç gibi gelmişti Fenerbahçe tribünlerine.



Cristian Oliviera Baroni ise Appiah ve Aurelio'dan sonra 1 yıl Maldonado ile Josico'ya katlanan bizler için 'eh işte' lerde geçti 6 hafta.



Takımın 6' da 6 ile kayıpsız devam ediyor, Daum memnun ama memnun olmayan tribündeki ve ekran başındaki Fenerbahçeli.



Brezilya gibi idman alışkanlığının çok zayıf olduğu, futbolcuların rahatlıklarıyla bilindiği bir ortamdan gelip R.Koch'un antrenman temposuna alışmak her yiğidin harcı değildir. Yetmezmiş gibi haftada 2 maç oynadıktan sonra bu futbolculardan iyi futbol beklemek hayalciliktir. Kulübende iyi alternatiflerin varken de revizyon vaktidir bu futbolcular tempoya alışana kadar dinlendirilmeliler. Sezon başında şişirilen balonlar kaliteli ama helyum takviyesine ihtiyaçları var...