25 Eylül 2009 Cuma

Günün maçı

6 haftası geride kalan TSL de izlediğim en derli toplu takımlardan bir tanesi Gençlerbirliği. Malmo' den transfer edilen Labinot Harbuzi, geçen yıl Sakaryaspor'dan gelen Mustafa Pektemek ve tabii ki Kahe son 3 maçta takımın attığı 8 golün 7 sini paylaştılar. Beşiktaş maçında Thomas Doll' un getirdiği disiplinle iyi savunma yapabildiklerini de gösterdiler. 3. haftada oynadıkları maçta son pas ve vuruşlarda akıllı tercihler yapabilseler Beşiktaş'ı da yenebileceklerdi. Trabzonspor hakkında ne desek her zaman ters köşe yapabilecek bir takım. Geçen yıl kendi evlerinde kaybettikleri Denizlispor ve düşen Konyaspor maçları onları şampiyonluk yanında Ersun Yanal'ı da kaybettiler. Lige çok iyi oynadıkları Sivasspor maçı ile başladılar sonrası yine bir düşüş ardından bol gollü geri dönüş. Bu sezon 6 maçta Trabzonspor' un gol yemediği maç yok. Forvet ikilisi Umut Bulut - Gökhan Ünal' ı hiç beğenmiyorum ama o kadar çok pozisyona giriyorlar ve zorluyorlar ki öyle ya da böyle gol de atıyorlar. Kahe'yi durdurabileceğini sanmıyorum Tranbzonspor defansının. Gençlerbirliği atar, Trabzonspor atar maç 1-1 e kilitlenmezse 2. golü atacak takımın maçı alacağını düşünüyorum.Muhtemel skor 2-1 ama hangisi kazanır çok zor.

Tercihim 2,5 gol üstü Güven 7/10 :) Kazandı

Hernan Jorge Crespo



Genoa - Juventus maçı İtalya Serie A' da alışılmış sertliğin yanında müthiş tempolu ve keyif veren bir maçtı. Maçın başında Juventus' a dönen ibre ilerleyen dakikalarda bu yılın göze batan futbolu ve başarılı sonuçlar alacağı belli olan Genoa' nın hırsıyla 2-1 e geldi. Ardından tecrübe konuştu 85. dakikada David Trezeguet maçın sonucunu getiren golü atınca 2-2 maçın sonucu çıktı ortaya. Son yıllarda izlediğim en güzel Serie A maçlarından biriydi.


Maçın haricinde Hernan Jorge Crespo' ya dikkat çekmek istiyorum. 1993–1996 yılları arasında River Plate' deki 62 maçtaki 24 gollük performansı onu 21 yaşında Parma'ya getirdi. İtalya ligine çabuk alışan Crespo 116 maçta 61 golle neredeyse 2 maçta 1 gollük çok iyi bir performans sergiledi. 2000 yılında Lazio'ya geçerken £16 milyon peşin para ile Matias Almeyda ve Sérgio Conceição karşılığında dünya transfer rekorunu kırdı. Burada da 54 maçta 39 gollük performansı ona İnter yolunu açtı. İnter macerası başladığında düşüşü başladı Crespo'nun. Sırayla Chelsea, Milan(kiralık), İnter(kiralık) ve son olarak 34 yaşında Genoa'nın yolunu tuttu. 34 yaşında küllerinden doğarcasına 3 maçta 2 golle başladı sezona. Dün gece takımını 2-1 öne geçirirken Mesto'nun mükemmel ortasına yaptığı kafa vuruşu topun Buffon'un önünden 90'la buluşması müthişti. Her yönüyle tecrübe ve kalite kokan gol Crespo'nun bu yıl da keyif vereceğinin göstergesi...

24 Eylül 2009 Perşembe

24 Eylül Günün Seçimleri

NEUCHATEL XAMAX - BELLINZONA üst Maç sonucu 4-1 :) Kazandı
GENOA - JUVENTUS üst Maç sonucu 2-2 :) Kazandı
MOUSCRON - ANDERLECHT 2 Maç sonucu 1-2 :) Kazandı

Genoa v Juventus

İtalya Serie A da, İnter'in tek rakibi olarak görünen Juventus sezona da çok iyi başladı. Luigi Ferraris stadına yenilgisiz hatta 4 te 4 ile gidiyorlar ki Roma ve Lazio deplasmanlarından alınan 3 er puanlar da bu 4 maçın içinde. Genoa tarafındaysa Uefa Avrupa Ligi yorgunluğuyla çıktıkları Chievo deplasmanından elleri boş döndüler. Bugun Juventus da ciddi eksikler var Del Piero, Cannovaro, Diego, Tiago, Salihamidziç ve Sissoko. Juventus'un bu sezon gol atmadığı maç yok Genao'nın ise evinde 3 golden az attığı takım yok. Bu kadar eksiğe rağmen Juventus'un en az 1 gol atacağını, Genoa'nın da en az Juventus kadar gol atacağını düşünüyorum.

Maç öyle ya da böyle 2,5 üste gider Güven 8/10 :) Kazandı

Genoa yenilmez Güven 7/10 :) Kazandı

Horoz Dövüşü

Formalar sarı lacivert ve sarı kırmızı olup boğazın iki yakasının güzide kulüplerinin maçı olsa normal bir fotoğraf olurdu. Arsenal - West Bromwich Albion Carling Kupası maçında Jerome Thomas 17 yaşındaki Jack Wilshere'ı gözüne kestirmiş kestirmesine de kırmızıyı alıp soyunma odasının yolunu tutmuş..

23 Eylül 2009 Çarşamba

1 yıl olmuş bile


Hayatı, futbolu, kanserle dalga geçmeyi herşeyden önce de Beşiktaş'ı seven bir duayendi. Top kanserden sekmişti ama zatürreyle kontripiye de bıraktı onu. 1 yıl olmuş özledik sivri dilini, isimlerden bahsederken herkese olan saygısından İbrahim yerinde İbrahim Üzülmez, Cristoph Daum deyişini. Ruhun şad olsun...

El Madrigal' de Eylül Akşamı

Büyük beklentilerle geçtim Ntv'nin karşısında, bomba transferlerden sonra ilk kez izledim Real Madridi. Hiç de tatmin olmadım. C.Ronaldo 2. dakikada yaptı yine yapacağını güzel bir vuruşla. Daha bir heveslendim haftasonu Fenerbahçe - İBB işkencesinden sonra. Sonrasında 10 kişi kalan Villareal 2. devrede oyunu dengeledi hatta gol olabilecek pozisyonlar bile ürettiler üretmesine de İspanya günlerini aratan Nihat'ı, Villareal de arayacak sanki. Nilmar eridi gitti Madrid defansının arasında. Sonrasında gelen Kaka'nın penaltısı maçın skorunu getirdi 0 - 2. Barcelona' yı izledikten sonra daha çok ekmek yemesi lazım Real Madrid'in. Bu takımın forvetinin Higuain olmayacağı da gayet açık. Pellegrini, 3 puan aldıkları El Madrigal deplasmanında 10 kişilik Villareal'den gol yemediği için defansına övgüler sıralamış...